
Bu evde mutfak bir yemek hazırlama mekânı olmanın çok ötesinde. Evin merkezi, buluşma noktası, misafirlerin ağırlandığı yer ve çekim alanı. Tüm koridorlar mutfakta buluşuyor, eve gelen önce oraya uğruyor... Kısaca hayat, bu çatısında pencere olan bol yeşillikti alanda geçiyor.
"Eve gelenler, kendini hep merkeze, yani mutfaktaki ocak ya da tezgâh başına atıyor...”
Uskumruköy'de yer alan Işıl ve Tekin Kahraman'ın evi, yaşamın mutfak ve havalisinde geçtiği bir ev. Üç yıl önce sekiz aylık inşaat ve dekorasyon çalışmalarından sonra bu evde yasamaya başlayan aile, en çok mutfağı seviyor ve kullanıyor. Mutfak salonla özellikle iç içe düzenlenmiş. Yaşam alanı mutfağın içi adeta. Dolayısıyla her şey, mutfak kadar günlük kullanıma ait bu evde. Kaba inşaattan evi alan çift. Mutfağı ilk basta salonun tam ortasına yapmayı düşünmüş. Ancak sonradan tavan yüksekliğini kullanmak daha cazip geldiği için mutfak bu şekilde kurgulanmış.
Mutfağın ışığı, rengi eve giren tüm misafirleri çekiyor. Yemek yapımı ve sonrasında kendiliğinden işbirliği ve paylaşım söz konusu. Mutfağın çatısı cam. Doğal ışık hep içeri süzülüyor. Ev sahipleri kadar bitkiler de bu durumdan memnun. Mutfaktaki uzun boylu bitkilerin altında ev sahibesinin her fırsatta kahve ve okuma keyfi yaptığı hasırdan oturma bölümü yer alıyor. Evin ve mutfağın, kullanıcı ve tasarımcısı olan ev sahibesi Işıl Kahraman, detayları çözerken kendi kullanım alışkanlıklarını fazlasıyla gözetebilme imkânı bulmuş. Mutfakta yer alan ocak, fırın Smeg. buzdolabı Siemens marka, içinde tabak, çanak, bardak ve çeşitli erzakın bulunduğu ahşap, sürgülü masif tik dolap Ethnicraft ürünü. 1940'lara ait avize, İzmir’de antika lamba onarıp satan bir ustadan alınmış. Yemek masasının ve antika büfenin yer aldığı bölüm, kolaylık olsun diye pişirme ünitesine yakın konmuş. Gerektiğinde ayrım sağlansın diye katlanır camlı kapılar kullanılmış. Masanın altına kilim görüntüsü veren çini taşlar döşenmiş. Metal lambalar Ikea'dan.
Salondaki krem koton döşemeli kanepeler özel imalat, krem mat lake orta sehpa ev sahibesi Işıl Kahraman'ın tasarımı, puflar Volute Atölyesi’ne ait. Şömine soğuk günlerin vazgeçilmezi ve köy usulü ocak esprisinde yapılmış. Sağ yanındaki çekmeceli bölüme şömineden elde edilen korlar konuyor ve üzerinde çay, kestane pişiriliyor.
Eve taşınılırken alınmış yeni bir mobilya yok. Zamanında ev sahiplerinin zevkleri doğrultusunda özel imalat yaptırılmış, mevcut mobilyalar bu evde de uyumlu bir şekilde yerini almış. Ahşap, antika mobilyaların çoğu aileden kalma.
Evdeki tüm doğrama ve parkeler masif ağaç. Sadece yemek masasının altı ve şöminenin önü çini taşlarla döşenmiş. Evde hiçbir yerde halı ya da kılım kullanılmamış. Gün ışığını içeri alabilmek için kapıların hepsi camlı yaptırılmış ve rulo storlarla perdelenmiş. Evde sanat esen olarak Türk ve İspanyol ressamlara ait çeşitli resimler bulunuyor.